Konu Bilgileri
Konu Başlığı
Vergi Yargısı Kararlarının Uygulanma Zorunluluğu
Konudaki Cevap Sayısı
0
Sonraki
Sonraki Konu
Konuyu Açan Kişi
LiFe is LiFe
Görüntülenme Sayısı
196
Önceki
Önceki Konu
Mesaj önizleme  Konuyu Gönder 
 
Konuyu Değerlendir
  • 0 Oy - 0 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Vergi Yargısı Kararlarının Uygulanma Zorunluluğu
Yazar Mesaj
LiFe is LiFe Çevrimiçi
YÖNETİCİ
******

Üye No : 4845

Katılım: May 2008

Mesajları : 11,745

Nerden: Malatya

Cinsiyet: Erkek

Ruh Hali:Yorgun

Takım:G.Saray

Rep Puanı: 77

Rep Gücü:77

Diğer Eklentiler
Digg this Post! Add Post to del.icio.us Bookmark Post in Technorati Furl this Post! Add blinklist
Add Mongolia Add Netscape Reddit! Stumble
Mesaj: #1
Vergi Yargısı Kararlarının Uygulanma Zorunluluğu
Metin boyutu: 10 20 30 40 50
I. Giriş

Danıştay'ın bir kararında da belirtildiği üzere, "... idari tasarrufların kazai murakabeye tabi tutulması, hukuka bağlı devlet prensibinin en mütebariz ve karakteristik vasfı icabındadır." " Bu ifade ile hukuk devleti ve idari işlemlerin yargısal denetimi kavramlarının çerçevesi belirlenmiştir. Bu bağlamda, yargı denetimine tabi tutulmuş idari işlemlerle ilgili olarak mahkemelerce verilen karar gereklerinin zamanında yerine getirilmesi hususu kanaatimizce bu ilkenin olmazsa olmazıdır. Aksi takdirde hukuk devleti ile onun gereklerinden biri olan idarenin eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğundan bahsetmek tartışmalı hale gelecektir. Bu çerçeve de, ülkemiz uygulamalarında görüldüğü üzere, özellikle vergi yargısı kararları gereklerinin yerine getirilmesi noktasında zaman zaman gecikmeler görülebilmektedir.

Yönetsel işlemlerin yargı yolu ile denetiminin etkili olabilmesi için, yargı yerlerince verilen kararların gereklerinin yerine getirilmesi, başka bir deyişle, yönetimin "kesin hüküm ilkesi"ne uyması gerekir. Yönetimin, kendi aleyhine verilen yargı kararlarını yerine getirmesi, yalnız hukuk devleti yönünden değil, uygarlığın ve toplum yaşamının devam edebilmesi için de zorunludur. Bu zorunluluk hukuk devleti olarak idarenin hukuka bağlı ve saygılı olmasının da bir gereğidir.

Aşağıda, vergi yargısı kararlarının uygulanma zorunluluğu kapsamında, konu hakkında genel açıklamalara yer verildikten sonra, söz konusu karar gereklerinin süresinde veya hiç yerine getirilmemesi halinde bu durumun mağduru olan tarafların haklarının neler olduğuna değinilecektir.

II. Vergi Yargısı Kararlarının Uygulanması Konusundaki Mevzuat

Hukukumuzda vergi yargısı kararları gereğinin süresinde yerine getirilmesi gerektiği hususuyla ilgili olarak özel bir düzenleme bulunmamakla beraber, bu hususun genel yargı içinde ele alınması yönünde bir engel bulunmamaktadır. Yani yargı kararları gereklerinin yerine getirilmesi konusuyla ilgili olan mevzuat aynı zamanda vergi yargısı kararlarını da kapsamaktadır.

Mevzuatımızda yargı kararlarının yerine getirilmesi gerektiği hususu, Anayasamızın 138'inci maddesindeki, "... Yasama ve yürütme organları ile idare, “mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez" hükmü ile vücut bulmuştur.

Vergi yargısına ilişkin düzenlemelerin olduğu 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28'inci maddesinde de konu detaylı olarak ele alınmıştır. Anılan madde hükmü aşağıdadır:

"Kararların sonuçları:
Madde 28 - 1. Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu sure hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez Ancak, haciz veya ihtiyati haciz uygulamaları ile ilgili davalarda verilen kararlar hakkında bu kararların kesinleşmesinden sonra idarece işlem tesis edilir.

2. Tam yargı davaları hakk1ndaki kararlardan belli bir miktarı içerenler genel hükümler dairesinde infaz ve icra olunur.

3. Danıştay, bölge idare mahkemeleri idare ve vergi mahkemeleri kararlarına göre işlem tesis edilmeyen veya eylemde bulunulmayan hallerde idare aleyhine Danıştay ve ilgili idari mahkemede maddi ve manevi tazminat davası açılabilir.

4. Mahkeme kararlarının otuz gün günde kamu görevlilerince kasten yerine getirilmemesi halinde ilgili, idare aleyhine dava açabileceği gibi, kararı yerine getirmeyen kamu görevlisi aleyhine de tazminat davası açabilir.

5. Vergi uyuşmazlıklarına ilişkin mahkeme kararlarının idareye tebliğinden sonra bu kararlara göre tespit edilecek vergi, resim, harçlar ve benzeri mali yükümler ile zam ve cezaların miktarı ilgili idarece mükellefe bildirilir.

6. Tazminat ve vergi davalarında kararın idareye tebliğinden itibaren infazın gecikmesi sebebiyle idarece kanuni gecikme faizi ödenir."

III. Konunun Değerlendirilmesi

Anayasanın 138 ve 2577 sayılı Kanun'un 28'inci maddeleri uyarınca, genel olarak, vergi yargısı kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olup, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçememesi gerekmektedir. Yine, yaygın inanışın aksine idare, vergi yargısı kararları gereklerini yerine getirmek için 30 günlük sürenin son gününü beklememeli, kararların tebliğinden itibaren gecikmeksizin işlem tesis etmeli veya eylemde bulunmalıdır.

Vergi yargısı kararları gereklerinin süresinde yerine getirilmesi hususuyla ilgili olarak, 2577 sayılı Kanun'un 28'inci maddesinde özellikli bazı durumlar bulunmaktadır. Bu durumlar, yukarıdaki madde hükmünde de ifade edildiği üzere, tam yargı davaları hakkındaki kararlardan belli bir miktarı içeren ile haciz veya ihtiyati haciz uygulamalarına ilişkin kararlarla ilgilidir.

Buna göre, tam yargı davaları hakkındaki kararlardan belli bir miktarı içerenler genel hükümler dairesinde infaz ve icra olunurken, haciz veya ihtiyati haciz uygulamaları ile ilgili davalarda verilen kararlar hakkında ise bu kararların kesinleşmesinden sonra idarece işlem tesis edilmektedir.


IV. Vergi Yargısı Kararları Üzerine İdarece Süresinde veya Hiç İşlem Yapılmamasının Müeyyideleri

Yargı kararlarının vergi dairesi (idare) aleyhine sonuçlanmış olması vergi dairesinin tesis etmiş olduğu idari işlemin "sebep" unsurunu da ortadan kaldırdığından, bu andan itibaren söz konusu idari işlemle birlikte bu işleme dayanılarak yapılmış olan diğer tüm idari işlemler de kendiliğinden ortadan kalkmış olacaktır. Bu durumda idarenin, karar gereğini yerine getirmek dışında kararı sürüncemede bırakması, savsaklaması ve etkisiz kılması gibi bir seçeneği bulunmamaktadır. Aksi takdirde kendi iş ve işlemlerine ilişkin yargı kararlarını uygulamamakta ısrar eden idarenin ağır hizmet kusuru ve tazmin sorumluluğu bulunduğunu gözden uzak tutma¬mak gerekir. Bu durumun hukuka bağlı devlet prensibine de aykırılık teşkil ettiği şüphesizdir.

Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemeleri kararlarına gö¬re süresinde veya hiç işlem tesis edilmeyen veya eylemde bulunulmayan hallerde idare aleyhine ilgililerce, Danıştay ve ilgili idari mahkemede "maddi ve manevi tazminat davası" açılabilir.

Diğer taraftan, mahkeme kararlarının 30 gün içinde kamu görevlilerince "kasten" yerine getirilmemesi halinde ilgililer, idare aleyhine dava açabilecekleri gibi, kararı yerine getirmeyen kamu görevlisi aleyhine de "tazminat davası" açabilir.

Öte yandan, tazminat ve vergi davalarında kararın idareye tebliğinden itibaren idarenin yukarıda ifade edilen sürelerin sonunda işlem tesis etmemesi veya eylemde bulunmaması (infazın gecikmesi) sebebiyle idarece kanuni gecikme faizi ödenir.

Konuya ilişkin olarak, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112/4 maddesinde, fazla veya yersiz olarak tahsil edilen veya vergi kanunları uyarınca iadesi gereken vergilerin, ilgili mevzuatı gereğince mükellef tarafından tamamlanması gereken bilgi ve belgelerin tamamlandığı tarihi takip eden üç ay içinde iade edilmemesi halinde, bu tutarlara üç aylık sürenin sonundan itibaren düzeltme fişinin mükellefe tebliğ edildiği tarihe kadar geçen sure için aynı dönemde 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faizin, Vergi Usul Kanunu'nun 120'nci maddesi hükümlerine göre red ve iadesi gereken vergi ile birlikte mükellefe ödeneceği belirtilmiştir.

V. Sonuç

Yönetsel işlemlerin yargı yolu ile denetiminin etkili olabilmesi irin, yargı yerlerince verilen kararların (ve bu bağlamda vergi yargısı kararlarının) yerine getirilmesi, başka bir deyişle, yönetimin "kesin hüküm ilkesi"ne uyması gerekir. Yönetimin, kendi aleyhine verilen yargı kararlarını yerine getirmesi, yalnız hukuk devleti yönünden değil, uygarlığın ve toplum yaşamının devam edebilmesi için de zorunludur.

Yargı kararlarının vergi dairesi aleyhine sonuçlanmış olması vergi dairesinin tesis etmiş olduğu idari işlemin "sebep" unsurunu da ortadan kaldırdığından bu andan itibaren söz konusu idari işlemle birlikte bu işleme dayanılarak yapılmış olan diğer tüm idari işlemlerde kendiliğinden ortadan kalkmış olacaktır. Bu durumda idarenin, karar gereğini yerine getirmek dışında kararı sürüncemede bırakması, savsaklaması ve etkisiz kılması gibi bir seçeneği bulunmamaktadır. Aksi takdirde kendi iş ve işlemlerine ilişkin yargı kararlarını uygulamamakta ısrar eden idarenin ağır hizmet kusuru ve tazmin sorumluluğu bulunduğunu gözden uzak tutmamak gerekir.

Vergi yargısı karar gereklerinin süresinde veya hiç yerine getirilmemesi durumunda idare ile ilgili kamu görevlileri aleyhine idari yargı mercileri nezdinde "maddi ve manevi tazminat davası" açılabilir ve idarenin bu aksaklıktan dolayı kanuni gecikme faizi ödeme yükümlülüğü doğabilir.

* Bu makale Lebib Yalkın Mevzuat Dergisi Mart 2010 Sayısında yayımlanmıştır.
Mehmet YAŞİN

LiFe is LiFe'in imzası Muhasebe ve Mevzuat Grubu

https://www.xing.com/net/muhasebe/


Hüseyin Ust Mevzuat Forumu Facebook Sayfası
http://www.facebook.com/#!/group.php?gid=25924345271
03-11-2010 11:24 AM
Kullanıcının websitesini ziyaret et Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul Bu mesaji bir cevapta alıntı yap
Mesaj önizleme  Konuyu Gönder 


Benzer Konular...
Konu: Yazar Cevaplar: Gösterim: Son Mesaj
  Limited şirketlerde kanuni temsilci ve ortakların vergi borcundan sorumluluğu LiFe is LiFe 0 89 06-24-2010 01:04 PM
Son Mesaj: LiFe is LiFe
  TAKVİM YILI KAPANDIKTAN SONRA GELEN FATURALAR KDV’LERİN VERGİ KANUNLARI KARŞISINDAKİ LiFe is LiFe 0 97 06-13-2010 06:20 PM
Son Mesaj: LiFe is LiFe
Wink Vergi incelemelerinde yeni dönem ve öneriler paraderevolt 1 87 06-07-2010 10:57 AM
Son Mesaj: paraderevolt
  VERGİ İNCELEME TUTANAKLARININ ÖNEMİ LiFe is LiFe 0 64 06-04-2010 11:03 AM
Son Mesaj: LiFe is LiFe
  KAÇAKÇILIK SUÇUNUN OLUŞMASINDA VERGİ ZİYAI ŞART MI? LiFe is LiFe 0 49 06-01-2010 12:51 AM
Son Mesaj: LiFe is LiFe
  VERGİ İNCELEME RAPORUNUN DAVA EDİLEBİLİRLİĞİ LiFe is LiFe 0 57 06-01-2010 12:45 AM
Son Mesaj: LiFe is LiFe
  Vergi Yargısında Yetki Sınırı LiFe is LiFe 0 45 05-29-2010 12:26 AM
Son Mesaj: LiFe is LiFe
  İŞÇİYE HESAP PUSULASI VERME ZORUNLULUĞU KALDIRILDI MI? LiFe is LiFe 0 101 05-13-2010 10:56 AM
Son Mesaj: LiFe is LiFe
  YASAL DEFTERLER KAPATILDIKTAN/YIL GEÇTİKTEN SONRA GELEN FATURALARIN VERGİ KANUNLARI K hust59® 0 158 04-28-2010 10:37 PM
Son Mesaj: hust59®
  KDV İADE TALEPLERİNE İLİŞKİN İNTERNET ORTAMINDA GÖNDERİLEN LİSTELERİN VERGİ DAİRESİ T LiFe is LiFe 0 279 04-09-2010 06:59 PM
Son Mesaj: LiFe is LiFe

  • Paylaş
  • Yazdırılabilir Bir Versiyona Bak
  • Bu Konuyu Bir Arkadaşına Gönder
  • Bu konuya abone ol
Foruma Git:

Bize Ulaşın | Muhasebe,SMMM,Vergi,YMM ve SMMM Staj Rehberi,Maliye,SGK(Sosyal Güvenlik Rehberi),ithalat ihracat,Kambiyo,Emekli,Ekonomi,Finans,Güncel Bilgi Kaynağı | En üste Dön | İçeriğe Dön | Arşiv | RSS Beslemesi
Kaliteli Hosting kurye | aöf | web tasarım