Şirketler ticari hayatın gereği olarak, bedeli dövize endeksli ithal mallarının satışı, yurt dışındaki firmalara fatura düzenlenmesi ya da enflasyon karşısında zarar etmek istememeleri vb. sebeplerle kimi zaman Türk Lirası haricinde diğer yabancı para birimleriyle de fatura düzenlemektedirler.
5228 Sayılı Kanun ile değiştirilen Vergi Usul Kanunu (VUK) 215. Maddeye göre “1. Bu Kanuna göre tutulacak defter ve kayıtların Türkçe tutulması zorunludur. Ancak, Türkçe kayıtlar bulunmak kaydıyla defterlerde başka dilden kayıt da yapılabilir. Bu kayıtlar vergi matrahını değiştirmeyecek şekilde tasdik ettirilecek diğer defterlere de yapılabilir.
2. a) Kayıt ve belgelerde Türk para birimi kullanılır. Belgeler, Türk parası karşılığı gösterilmek şartıyla, yabancı para birimine göre de düzenlenebilir. Şu kadar ki yurt dışındaki müşteriler adına düzenlenen belgelerde Türk parası karşılığı gösterilme şartı aranmaz.” Denilmektedir.
Görüldüğü gibi yabancı para birimi cinsinden fatura ve benzeri belgelerin düzenlenmesinde vergi mevzuatımız açısından bir sorun bulunmamaktadır. Buna göre; ihracat faturaları yabancı para cinsinden döviz olarak düzenlenebilir, ayrıca Türkçe karşılıklarının yazılmasına gerek yoktur. Ancak, ihracat haricinde yurt içi satışlar için yabancı döviz cinsinden fatura düzenlenmek isteniyorsa, aynı zamanda Türk parası cinsinden de karşılıklarının gösterilmesi gerekmektedir.
Yabancı para birimi kullanılarak düzenlenen faturaların Türk Lirasına çevrilmesinde kullanılacak kur faturanın düzenlendiği tarihteki T.C.M.B. Döviz Alış kurudur. Bu kur üzerinden Türk Lirasına çevrilerek kayıtlara alınır.
Yurt içindeki müşteriler adına düzenlenen yabancı dövizli faturalarda, aynı zamanda Türk para birimi karşılığının bulunmaması halinde VUK 385 no’lu Genel Tebliği uyarınca usule ve şekle ilişkin bir usulsüzlük olup, VUK 352-II/7 bendi uyarınca ikinci derece usulsüzlük cezası kesilmesi gerekmektedir.
İ.Burak OĞUZ
S.M.M.M.
muhasebenet.net