BAĞ-KUR DAN ÖLÜM AYLIĞI ALAMAYANLARA ÖLÜM AYLIĞI BAĞLANMA
ASKERLİK BORÇLANMASI YAPAMADIĞI İÇİN BAĞ-KUR DAN ÖLÜM AYLIĞI ALAMAYANLARA ÖLÜM AYLIĞI BAĞLANMA İMKÂNI GELDİ
Yazar:DerdaAKCAN*
E-Yaklaşım / Kasım 2008 / Sayı: 191
I- GİRİŞ:
Sosyal güvenlik şemsiyesi altında olan kişilerin emekli olmak ya da aylık almak için hizmet süreleri yeterli olmadığında, hizmet sürelerini tamamlamak için en yaygın olarak başvurdukları yöntem askerlik sürelerini bir bedel ödeyip borçlanarak hizmet süresi olarak kazanmalarıdır.
5510 sayılı sosyal güvenlik reform yasasının bütün hükümleriyle birlikte yürürlüğe girdiği 1 Ekim 2008 tarihinden önce, yürürlükte olan Bağ-Kur, SSK ve Emekli Sandığı mevzuatlarının hepsinde, askerlik borçlanması yapılabilmesine ilişkin hükümler mevcut bulunmaktaydı. 5510 sayılı kanunun 41 inci maddesinde de kanun kapsamındaki sigortalıların ve hak sahiplerinin askerlik borçlanması yapabileceğine yönelik hükümler bulunmaktadır.
Biz bu çalışmamızda, sigortalının vefat ettiği tarihte aktif Bağ-Kur sigortalısı olmadığı ve bundan dolayı askerlik borçlanması yapamadıkları için, Bağ-Kur’dan kendilerine ölüm aylığı bağlanamayan kişilere, 28 Ağustos 2008 tarihli Hizmet Borçlanma İşlemlerinin Usul ve Esasları Hakkında Tebliğ ile gelen askerlik borçlanması fırsatını ve bunun sonucu olarak elde edilecek olan dul ve yetim aylığı imkânlarını açıklamak istiyoruz.
II- ESKİ BAĞ-KUR MEVZUATINA GÖRE ÖLDÜĞÜ ZAMAN BAĞ-KUR’LU OLMAYANLARIN HAK SAHİPLERİ NEDEN ASKERLİK BORÇLANMASI YAPAMIYORDU?
Askerlik borçlanması imkânı Bağ-Kur’lulara ilk olarak 22.03.1985 tarih ve 3165 sayılı Kanunla[1] 22.03.1985 tarihinden itibaren getirilmiştir. 1 Ekim 2008 tarihine kadar hem esnaf hem de tarım Bağ-Kur’luları ve bunların hak sahipleri, 1479 sayılı Kanunun ek 9 uncu maddesindeki hükümlere göre askerliklerini borçlanarak hizmet olarak kazanabilmekteydiler. 1479 sayılı Kanunun ek 9 uncu maddesine göre, Bağ-Kur kapsamında esnaf ve tarım sigortalısı olan kişiler veya sigortalıların hak sahipleri, askerlik sürelerinin tamamını borçlanarak, borç tutarının tamamını borcun kendilerine tebliğ tarihinden itibaren altı ay içinde ödedikleri takdirde askerlik sürelerini hizmet olarak kazanabilmekteydiler. 1479 sayılı Kanunun askerlik borçlanması ile ilgili hükümlerini düzenleyen ek 9 uncu maddesinde; “Bu Kanun ile 2926 sayılı Kanun ve bu Kanunlarda değişiklik yapan kanunlara göre sigortalı olanlar…” ın Bağ-Kur’a askerlik borçlanması yapıp askerlik sürelerini hizmet olarak kazanabilecekleri hüküm altına alınmıştır. Kanun metnindeki “sigortalı olanlar” ifadesinden çıkarılacağı üzere, Bağ-Kur’da askerlik borçlanmasını ancak askerlik borçlanması yapılmak istenilen tarihte sigortalılığı devam edenler ile eğer Bağ-Kur sigortalısı vefat etmişse ve sigortalının hak sahipleri müteveffa Bağ-Kur’lunun askerlik yaptığı süreleri borçlanmak istiyorlarsa, vefat eden sigortalının vefat tarihinde sigortalılığı fiili (aktif) olarak devam ediyor olması kaydıyla borçlanabilmekteydiler. Çünkü, 1 Ekim 2008 tarihine kadar Bağ-Kur’da kanun metninde geçen “sigortalı olanlar” ibaresi fiili olarak sigortalı olanlar ve sigortalılığı devam edenler şeklinde anlaşılıp, uygulama bu şekilde devam ettirilmiştir. Ayrıca Bağ-Kur’un 279 sayılı sigortalama genelgesi’nin 53 üncü sayfasında askerlik borçlanmasının yapılmasına dair usul ve esaslar belirtilmiş ve yine aynı sayfada zorunlu sigortalıların, isteğe bağlı sigortalıların ve köy ve mahalle muhtarlığından dolayı sigortalı olarak Bağ-Kur kapsamında bulunan kişilerin askerlik borçlanması yapmak istediklerinde borçlanma için yazılı talepte bulundukları tarihte fiili sigortalılıklarının (zorunlu, isteğe bağlı ve muhtar sigortalılığı) devam etmesi şartının aranılacağı hüküm altına alınmıştır. Askerlik borçlanması yapmak için yazılı müracaat tarihinde fiili sigortalılığının devam etmesi Bağ-Kur mevzuatında şu anlama gelmekteydi. Eğer zorunlu bir Bağ-Kur sigortalısının (esnaf veya tarım sigortalısı gibi) sigortalılığı, gelir vergisi mükellefiyet kaydı, esnaf ve sanatkâr sicil kaydı, meslek odası kaydı, ticaret odası kaydı, ziraat odası kaydı ve ticaret sicil kaydı gibi, sigortalılık açısından esas kabul edilen kayıtlara istinaden devam ediyorsa, bu kişinin bu kayıtlar devam ettiği müddetçe sigortalılığı devam ediyor anlamına gelmekte ve bu kayıtlara istinaden Bağ-Kur’a askerlik borçlanması için müracaatta bulunabilmekteydiler.
Örnek olarak, 1998 yılından beri gelir vergisi mükellefi olan Bay A, 2003 yılının mart ayında vergi mükellefiyeti devam ederken vefat etmiştir. Bay A, vergi mükellefi olduğu için Bağ-Kur kapsamında olması ve Bağ-Kur’a kayıt ve tescil edilmesi gerekirken, 1 Ekim 2008 tarihine kadar kendini Bağ-Kur’a bildirmemiş, kayıt ve tescilini yaptırmamıştır.
Bay A’nın hak sahiplerinin müteveffa Bay A üzerinden ölüm aylığı alabilmeleri için, 5 yıllık hizmet süresine gerek bulunmaktadır. Bu süreleri kazanmak için ise, Bay A’nın askerlikte geçen sürelerini borçlanıp hizmet olarak kazanmaları gerekmektedir. İşte Bay A’nın vefat tarihinde vergi mükellefiyeti devam ediyor olduğu ve bu durum fiili sigortalılığın devamı anlamına geldiği için, Bay A’nın hak sahipleri Bay A’nın askerlik sürelerini borçlanıp ölüm aylığı alabileceklerdir.
İşte, üstte anlattıklarımızdan ve verdiğimiz örnekten görüleceği üzere, vefat edilen tarihte Bağ-Kur sigortalısı sayılmasını gerektiren vergi, meslek odası ve esnaf sicil kayıtları ve bu kayıtlara istinaden yapılması gereken fiili sigortalılıkları devam etmeyen kişilerin hak sahipleri, yıllarca hizmet süreleri yetmediği için Bağ-Kur’dan dul ve yetim aylığı almaktan mahrum kalmışlardır.
III- 5510 SAYILI KANUNLA VE HİZMET BORÇLANMASI TEBLİĞİYLE SORUN GİDERİLDİ VE ASKERLİK BORÇLANMASI YAPIP ÖLÜM AYLIĞI BAĞLANMA İMKÂNI GELDİ:
5510 kanun kapsamında diğer sigortalı olanlar gibi eski Bağ-Kur’lular da yani şimdiki adıyla 4/b sigortalıları da, 5510 sayılı kanunun 41 inci maddesi hükümlerine askerlik sürelerinin bir kısmını veya tamamını borçlanıp hizmet olarak kazanabileceklerdir. 5510 sayılı Kanunun askerlik borçlanmasıyla ilgili hükümlerini düzenleyen 41 inci maddesi hükümlerini incelediğimizde, askerlik borçlanması yapmak isteyen kişilerin mutlaka borçlanma için müracaatta bulundukları tarihte sigortalılıklarının devam ediyor olması diye bir şartın olmadığı görülmektedir. Ayrıca, 28.09.2008 tarihli ve 27011 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Hizmet Borçlanma İşlemlerinin Usul ve Esasları Hakkında Tebliğ’in I-C maddesinde; “Hizmet borçlanmalarında, 5510 sayılı Kanun veya mülga sosyal güvenlik kanunlarına göre tescil edilmiş olmak yeterli olup, sigortalının kendisi tarafından yapılan başvurularda borçlanma talep tarihinde, hak sahiplerince yapılan başvurularda ise sigortalının ölüm tarihinde fiilen sigortalı olma şartı aranmaz.” hükümleri bulunmaktadır. Hizmet Borçlanma İşlemlerinin Usul ve Esasları Hakkındaki Tebliğ’de yer alan bu hükümlere göre de, 5510 sayılı kanun kapsamında sigortalılık tescili olan kişilerin vefat ettikleri tarihte fiili sigortalılığının devam etmesi şartının aranılmayacağı anlaşılmaktadır.
Adı geçen tebliğ ile gelen bu imkanın özellikle 1 Ekim 2008 tarihine kadar Bağ-Kur’lular olarak adlandırılan 4/b sigortalılarının büyük yararına olmuştur. Çünkü üstteki bölümde de izah ettiğimiz üzere, Bağ-Kur yıllarca ister Bağ-Kur kapsamındaki sigortalının kendisi olsun, isterse sigortalı vefat ettiğinde hak sahipleri olsun askerlik borçlanması yapmak istediklerinde, mutlaka askerlik borçlanması yapacak kişilerden müracaatta bulunan tarihte fiili sigortalılığının (sigortalılığa esas kayıtlardan olan vergi, meslek odası, esnaf sicil ve ticaret sicil gibi yerlerdeki kayıtların) devam ediyor olması şartı aramaktaydı.
Bu durum ise, Bağ-Kur’da dul ve yetim aylığı almak için gerekli olan hizmet süresini ancak askerlik borçlanması yaparak elde eden kişilerin, dul ve yetim aylığı alamamalarına ve bu durumda olan binlerce insanın mağdur olmasına sebebiyet vermekteydi. Gerçi bu durumda olan sigortalılar ve bunların hak sahipleri, kendilerine 1479 sayılı kanunun ek 9 uncu maddesiyle verilmiş kanuni bir haklarını Bağ-Kur’un genelge hükümleriyle sınırlandıramayacağı gibi gerekçelerle iş mahkemelerine başvurmuşlar, iş mahkemeleri de bu kişilerin haklı taleplerini kabul ederek, bu durumda olanların mağduriyetlerini verdikleri kararlarla gidermişlerdir.
Hakkını mahkemelerde aramayanlar ise, yıllarca Bağ-Kur’da askerlik borçlanması için müracaat edilen tarihte müteveffa sigortalının sigortalılığının devam etmemesi ve dolaysıyla askerlik borçlanmasının yapılamayacağı gibi kurumsal gerekçelerle, dul ve yetim aylığı imkânından mahrum kalmışlardır.
İşte 5510 sayılı Kanunla ve bu kanuna istinaden çıkarılan üstte adını verdiğimiz tebliğ hükümlerine göre, 1 Ekim 2008 tarihinden önce müteveffa Bağ-Kur’lunun vefat ettiği tarihte fiili sigortalılığı devam etmediği için hak sahibi olarak yıllarca ölüm aylığı almaktan mahrum olan kişilere, hiç mahkeme yoluna gitmeden askerlik borçlanması yapıp hizmet olarak kazanma imkanı gelmiştir.
Bu durumda olan ve ölüm aylığı almak için gerekli olan 5 yıllık hizmet süresini ancak askerlik borçlanması yaparak tamamlayacak kişilere, 28 Ağustos 2008 tarihli Hizmet Borçlanma İşlemlerinin Usul ve Esasları Hakkında Tebliğ ile gelen hükümlerden yararlanarak müteveffa sigortalıların askerlik sürelerini borçlanıp bir an önce Sosyal Güvenlik Kurumu’na ölüm aylığı almak için başvurmalarını önemle tavsiye ediyoruz.
IV- SONUÇ:
1 Ekim 2008 tarihine kadar Bağ-Kur’da, kanunda yeri olmamasına rağmen Bağ-Kur’un 279 sayılı sigortalama genelgesindeki hükümlere göre, askerlik borçlanması yapacak olan kişi sigortalının kendisi ise, askerlik borçlanması talep tarihinde sigortalılığının devam ediyor olması şartı aranılırken, askerlik borçlanmasını sigortalı vefat ettiği için hak sahipleri yapacaksa, vefat eden Bağ-Kur’lunun vefat tarihinde fiili sigortalılığının devam ediyor olması şartı aranılmaktaydı.
Bu durum Bağ-Kur’dan dul ve yetim aylığı için gerekli olan hizmet süresini ancak askerlik sürelerinin borçlanılması suretiyle kazanan Bağ-Kur’luların hak sahiplerini mağdur etmiş ve Bağ-Kur’un sırf bu genelge hükümlerine dayanılarak yaptığı uygulamalar yüzünden binlerce sigortalının hak sahipleri, 1 Ekim 2008 tarihine kadar dul ve yetim aylığı alma hakkından mahrum bırakılmışladır. 28 Ağustos 2008 tarihli Hizmet Borçlanma İşlemlerinin Usul ve Esasları Hakkında Tebliğ ile birlikte, geriye dönük olarak Bağ-Kur’lulara da borçlanma yapılacak tarihte fiili sigortalılığın olup olmadığına bakılmaksızın askerlik borçlanması yapılaması imkânı getirilmiş ve askerlik borçlanması yapacak olan sigortalılara ve hak sahiplerine fiili sigortalılığın devam etmesi şartı kaldırılmıştır. Bu tebliğ sayesinde Bağ-Kur’un uygulamamalarından mağdur olan ve bu zamana kadar ölüm aylığından mahrum kalan kişilerin de bu mağduriyetleri giderilmiştir.
--------------------------------------------------------------------------------
(*) Sosyal Güvenlik Uzmanı
[1] 22.03.1985 tarih ve 18702 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
B O L U S P O R ' U M
|