RE: Ceza kesilmeyecek haller ve vergi cezalarının kısmen ya da tamamen ortadan kalktığı h
Pişmanlık hükümlerinin esas şartlarından birinin ödeme olması nedeniyle bu vergi tecil edilemez.
3- Ölüm :
Madde 372 - Ölüm halinde vergi cezası düşer.
Açıklama :
Ölüm halinde kesilmeyecek cezalar, sadece ölenin fiillerinden doğmuş olan suçlarla ilgili olanlardır. Varislerin, sorumlu sıfatıyla ölen mükellefler adına yapmaları gereken ödevleri yerine getirmemeleri halinde, kendi adlarına kanunuda ön görülen cezalar tatbik olunur.
Mütevvefaya ait kesinleşsin kesinleşmemiş olsun veya vefattan sonra ortaya çıkmış olsun tüm vergi cezaları düşer. (hapis cezası da düşer mi J)
Genel kaide olarak gecikme zammı, faizi ceza sayılmadığından ölüm ile sözkonusu amme alacaklarından vazgeçilmez.
Adi ortaklık nedeniyle ortaklık adına kesilen cezalardan ortaklar müşterek ve müteselsilen sorumludur. (KDV, Muhtasar ve ortaklık adına kesilen usulsüzlük cezalarından) ancak ortaklardan birinin vefatı halinde vefat eden ortağın hissesine ait cezanın kalkacağı kabul edilmektedir.
Mükellef ve ceza muhatabının farklı kimseler olması ve mükellefin ölümü halinde ceza ortadan kalkmaz. Örneğin ceza muhatabının veli, vasi ve kayyumun olması durumundan mükellefin vefat etmesi cezayı ortadan kaldırmaz.
4- Mücbir Sebepler :
Madde 373 -Bu kanunda yazılı mücbir sebeplerden herhangi birinin vukua geldiği malum ise veya tevsik ve ispat olunursa vergi cezası kesilmez.
Mücbir sebep halleri mezkur kanunun 13 üncü maddesinde hüküm altına alınmıştır. Buna göre;
Mücbir sebepler:
1. Vergi ödevlerinden herhangi birinin yerine getirilmesine engel olacak derecede ağır kaza, ağır hastalık ve tutukluluk;
2. Vergi ödevlerinin yerine getirilmesine engel olacak yangın, yer sarsıntısı ve su basması gibi afetler;
3. Kişinin iradesi dışında vukua gelen mecburi gaybubetler;
4. Sahibinin iradesi dışındaki sebepler dolayısıyle defter ve vesikalarının elinden çıkmış bulunması, gibi hallerdir.
Açıklama:
Mücbir sebepler, vergileme ile ilgili ödevlerin (hak ve ödemelerde mücbir süreleri durdurmaz mukteza) yerine getirilmesi için kanunda ön görülen süreleri durdurur. İşte mücbir sebep, vergi ödevinin, normal süresinde yerine getirilmemiş olmasının gerektirdiği cezayı önler. Yani bu halde suç gerçekleşmemiş sayılır.
Mücbir sebep hallerinden bir olan ağır hastalık, kaza, tutukluluk hallerinde, mükellefin olayı ve olaydan etkilendiğini belgelendirmesi gerekirken; yangın, yer sarsıntısı ve su basması gibi genel ve bilinen afetlerde mükellefin bu durumlardan etkilendiğini ispatlaması yeterlidir.
Ev veya işyerindeki yangın sonucu defterleri zayi olan mükellefin Türk Ticaret Kanunu’nun 88. maddesi uyarınca mahkemeden karar çıkarması gerekmektedir.
Kişinin iradesi dışındaki mecburi gaybubetler ani olarak askere alınma veya seyahat esnasında yolların kapanması gibi hallerdir.
Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından verilen 10/10/2005 tarih ve B.07.1.GİB.0.37/3729-1112-52461 sayılı yazıda; “213 sayılı Vergi Usul Kanununun 13 üncü maddesinde belirtilen mücbir sebep hallerinin ancak tarh safhası ile ilgili süreler için uygulanması mümkün olup, tahsilat safhasındaki süreler için uygulanması mümkün olmadığı belirtilmiştir. (Ama Yılmaz Özbalcı tersini düşünüyor.)
Yılmaz Özbalcı ödeme sürelerinin mücbir sebeple uzayacağını ancak bu durumun cebri tahsilat yönünden önem arz ettiğini, gecikme zammının her hal ve takdirde aranılacağını ifade etmiştir.
Mücbir sebeple beyannamenin geç verildiği durumlarda ödeme süresi de gecikir bu durumda tahakkuk yapılmamış olduğundan gecikilen süre için gecikme zammı istenmez. (Y. Özbalcı)
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Hakkındaki Kanun bakımından VUK’ta yer alan mücbir sebep halleri geçerli olmayıp, mücbir sebep nedeniyle dava açma süresi uzamaz.
Mücbir sebep, mükellefler ve kanuni temsilciler için geçerlidir. Vergileme ile ilgili görevlerin, mükellef yerine, kanuni temsilci tarafından yerine getirilmesi gereken hallerde kanuni temsilcinin şahsı yönünden ortaya çıkan mücbir sebepler, mükellefle ilgili süreleri etkiler. Ancak, tüzel kişiliğin birden fazla temsilcisinin olması halinde biri için oluşan mücbir sebep hali, ödevlerin geciktirilmesine mani teşkil etmez.
Mücbir sebep re’sen takdire engel teşkil etmez.
5- Ceza Kesmede Zamanaşımı :
Madde 374 - Aşağıda yazılı süreler geçtikten sonra vergi cezası kesilmez.
1.Vergi ziyaı cezasında cezanın bağlı olduğu vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın birinci gününden; 353 ve mükerrer 355'inci maddeler uyarınca kesilecek usulsüzlük cezalarında, usulsüzlüğün yapıldığı yılı takip eden yılın birinci gününden başlayarak beş yıl (114'üncü maddenin ikinci fıkrası hükmü ceza zamanaşımı için de geçerlidir.);
2. Usulsüzlükte, usulsüzlüğün yapıldığı yılı takip eden yılın birinci gününden başlıyarak iki yıl;
Ancak 336 ncı madde hükmüne göre vergi ziyaı cezası ile usulsüzlüğün birleşmesi halinde kesilecek ceza, vergi ziyaı cezası için belli edilen zamanaşımı süresi içinde kesilir.
Bu süreler içinde ceza ihbarnamesi tebliğ edilmekle zamanaşımı kesilmiş olur.
Soru 2- Vergi cezalarının kısmen veya tamamen ortadan kalktığı durumları açıklayınız. (2006/2)
Kesilip, muhatabına tebliğ edilen cezalar;
1- Ödeme ile
2- Hatanın mevcudiyeti halinde,(ıslah edilir)
3- Vergi cezalarında indirim istenmesi halinde,
4- Son olarak tarhiyat öncesi/tarhiyat sonrası uzlaşma sonucunda,
5- Dava açılması sonucunda, mükellef veya cezanın muhatabı lehine karar verilmesi hallerinde (Bu durumda vergi ve ceza yönünden işlem tamamın iptal edilir hiç yokmuş gibi işlem görür.)
kısmen veya tamamen ortadan kalkar.
1- Vergi Cezalarında Yapılan Hatalar :
Madde 375 - Vergi cezalarında yapılan hatalar, bu kanunda vergi hataları için belli edilen usul ve şartlara göre düzeltilir.
Vergi Hatasının tanımı mezkur kanunun 116 ıncı maddesinde; “vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınmasıdır.” şeklinde yapılmıştır. Hesap hataları ile vergilendirmede yapılan hatalara kanunda aşağıdaki gibi sıralanmıştır;
Hesap Hataları
Hesap hataları şunlardır:
1. Matrah hataları: Vergilendirme ile ilgili beyanname, tahakkuk fişi, ihbarname, tekalif cetveli ve kararlarda matraha ait rakamların veya indirimlerin eksik veya fazla gösterilmiş veya hesaplanmış olmasıdır.
2. Vergi miktarında hatalar: Vergi nispet ve tarifelerinin yanlış uygulanması, mahsupların yapılmamış veya yanlış yapılmış olması birinci bentte yazılı vesikalarda verginin eksik veya fazla hesaplanmış veya gösterilmiş olmasıdır.
3. Verginin mükerrer olması: Aynı vergi kanununun uygulanmasında belli bir vergilendirme dönemi için aynı matrah üzerinden bir defadan fazla vergi istenmesi veya alınmasıdır.
Vergilendirme Hataları
Vergilendirme hataları şunlardır:
1. Mükellefin şahsında hata: Bir verginin asıl borçlusu yerine başka bir kişiden istenmesi veya alınmasıdır;
2. Mükellefiyette hata: Açık olarak vergiye tabi olmıyan veya vergiden muaf bulunan kimselerden vergi istenmesi veya alınmasıdır;
3. Mevzuda hata: Açık olarak vergi mevzuuna girmiyen veya vergiden müstesna bulunan gelir, servet, madde, kıymet, evrak ve işlemler üzerinden vergi istenmesi veya alınmasıdır;
4. Vergilendirme veya muafiyet döneminde hata: Aranan verginin ilgili bulunduğu vergilendirme döneminin yanlış gösterilmiş veya süre itibariyle eksik veya fazla hesaplanmış olmasıdır.
Vergi hataları şu yollarla meydana çıkarılabilir:
1. İlgili memurun hatayı bulması veya görmesi ile;
2. Üst memurların yaptıkları incelemeler neticesinde hatanın görülmesi ile;
3. Hatanın teftiş sırasında meydana çıkarılması ile;
4. Hatanın vergi incelenmesi sırasında meydana çıkarılması ile;
5. Mükellefin müracaatı ile.
2- Vergi Ziyaı, Usulsüzlük ve Özel Usulsüzlük Cezalarında İndirme :
Madde 376 - İkmalen, re'sen veya idarece tarh edilen vergi veya vergi farkını ve aşağıda gösterilen indirimlerden arta kalan vergi ziyaı, usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarını mükellef veya vergi sorumlusu ihbarnamelerin tebliği tarihinden itibaren otuz gün içinde ilgili vergi dairesine başvurarak vadesinde veya 6183 sayılı Kanunda belirtilen türden teminat göstererek vadenin bitmesinden itibaren üç ay içinde ödeyeceğini bildirirse:
1. Vergi ziyaı cezasında birinci defada yarısı, müteakiben kesilenlerde üçte biri,
2. Usulsüzlük veya özel usulsüzlük cezalarının üçte biri,
|