KURUMLAR VERGİSİ REHBERİ
I. GİRİŞ
Türkiye’de kayıt dışı ekonominin vergiye yansıyan yönünü göz önüne aldığımızda özellikle dolaysız vergi olarak nitelendirdiğimiz gelir ve kurumlar vergisinin toplam vergi içindeki payının oldukça düşük olduğunu görmekteyiz.
Bu anlamda vergi tabanının genişletilmesi, kayıt dışılığın önlenmesi ve gerek beyana dayanan gelir ve kurumlar vergisinin gerekse diğer vergi gelirlerinin sağlıklı bir şekilde arttırılması için mükelleflerde iyi bir vergi bilincinin oluşturulması ve vergi mevzuatında yapılan değişikliklerden mükelleflerin zamanında haberdar edilmesi ve eğitilmesi zorunluluğu ortaya çıkmaktadır.
Bu hedef doğrultusunda hazırlanan bu rehberde, kurumlar vergisi mükellefiyeti, kurum kazancının tespiti, uygulanan muafiyet ve istisnalar, verginin hesaplanması ve beyanına ilişkin konular işlenmiş, gerek duyulan yerlerde uygulama örneklerine yer verilmiştir.
Kurum kazançlarının tespiti ve vergilendirilmesi konusuna yer verdiğimiz bu rehber ilgili tüm mevzuat taranarak hazırlanmış olup kurumlar vergisi mükelleflerinin 2005 takvim yılı gelirlerinin beyanında geçerli olan had ve tutarlar dikkate alınmıştır.
II. KURUMLAR VERGİSİNİN KONUSU
Kurumlar vergisi; sermaye şirketleri, kooperatifler, iktisadi kamu müesseseleri, dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmeler ve iş ortaklıklarının safi kazançları üzerinden alınır.
Kurumlar vergisi ayrıca, döner sermaye işletmeleri ve merkezi yurt dışında bulunup Türkiye’de şube ve acentası olan mükellef kurumların kazançları üzerinden de alınır.
Kurumlar vergisine konu olacak kazanç Gelir Vergisi Kanununun (GVK) 2 nci maddesinde yer alan gelir unsurlarından oluşur. Bunlar;
1. Ticari Kazanç,
2. Zirai Kazanç,
3. Ücret,
4. Serbest Meslek Kazancı,
5.Gayri Menkul Sermaye İradı,
6.Menkul Sermaye İradı,
7. Diğer kazanç ve iratlardır.
Kurumlar vergisi yönünden burada sayılan kazanç ve iratlar ayrı ayrı ele alınmayıp tamamı kurum kazancı olarak nitelendirilir.
2007 YILI KURUMLAR VERGİSİ BEYANINDA İNCE NOKTALAR
2007 yılı vergilendirme dönemine ilişkin Kurumlar Vergisi beyannamesinin, 1 Nisan 2008 tarihinden itibaren 25 Nisan 2008 Tarihi akşamına kadar ilgili vergi dairesine verilmesi gerekiyor.
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu hükümleri çerçevesinde düzenlenecek olan kurumlar Vergisi beyannamesinde aşağıdaki kurumların, tüzel kişilikleri bulunup bulunmadıklarına bakılmaksızın, kazançları Kurumlar Vergisine tabi olacaktır.
Bu kurumları sırasıyla;
-Sermaye şirketleri (Anonim, limited, sermayeleri paylara bölünmüş komandit şirketler ile benzer nitelikteki yabancı kurumlar, Sermaye Piyasası Kurulunun düzenleme ve denetimine tabi fonlar ile bu fonlara benzer yabancı fonlar)
-Dernek veya vakıflara ait iktisadi işletmeler
-İktisadi kamu kuruluşları
-Kooperatifler
-İş ortaklıkları, olarak sıralamak mümkündür.
Ayrıca, kurumlar vergisi uygulamasında sendikalar dernek, cemaatler vakıfhükmündedir. Kurumların gelirleri, 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununun 2. maddesinde yedi bent halinde sayılan gelir unsurlarından oluşur ve tamamı kurum kazancı olarak adlandırılır.
BEYANNAME VERİLECEK HALLER
Tam mükellefiyette, Kurumlar Vergisi Kanununun 1. maddesinde sayılan mükellefler, bir hesap dönemine ilişkin beyannamelerini, KVK’nın 14. maddesi uyarınca hesap döneminin kapandığı ayı izleyen dördüncü ayın birinci gününden yirmibeşinci günü akşamına kadar, kendilerine özel hesap dönemi tanınan kurumlar ise özel hesap döneminin kapandığı ayı izleyen dördüncü ayın birinci gününden yirmibeşinci günü akşamına kadar bağlı oldukları vergi dairesine vereceklerdir. Sitemizden Faydalanabilmeniz İçin ya Login Olun üye değilseniz Üye Olmanız Gerekmektedir
Dar mükellefiyette ise Türkiye’de ticari ve zirai faaliyette bulunan yabancı kurumlar mutlaka, yıllık kurumlar vergisi beyannamesi vermek ve bütün gelir unsurlarını beyannamede toplamak zorundadırlar.
SAFİ KURUM KAZANCININ TESPİTİ
Safi kurum kazancı;
KVK’nun 6. maddesi gereğince kurumlar vergisi, kurumlar vergisi mükelleflerinin bir hesap dönemi içerisinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanır. Safi kurum kazancı ise GVK’nun ticari kazanç hakkındaki hükümlerine göre tespit edilmektedir. (Zirai faaliyetle uğraşan kurumların bu faaliyetlerinden doğan kazançların tespitinde GVK’nın 59. maddesinin son fıkrası hükmü de dikkate alınır)
Dolayısıyla kurum kazancı GVK’nın 40 ve KVK’nın 8,9,10 ve 11. maddeleri göz önünde bulundurularak, GVK’nun 38. maddesinde ön görülen bilanço esasında ticari kazancın tespitine ilişkin hükümleri uyarınca belirlenmektedir.Sitemizden Faydalanabilmeniz İçin ya Login Olun üye değilseniz Üye Olmanız Gerekmektedir
Ayrıca VUK’nun değerleme hükümleri ile diğer kanunlardaki özel hükümler de göz önünde bulundurulacaktır. Belirlenen kurum kazancına indirim ve istisnalar uygulanarak kurumlar vergisi matrahına ulaşılır.
Kontrol edilen yabancı kurum kazancı;
Kurumlar vergisi mükelleflerinin altında yurt dışı iştiraklerinin kazancı, bazı koşulların varlığı halinde, Türkiye’de kurumlar vergisine tabi tutulacaktır.
Öncelikle yurt dışı iştirakin “kontrol edilen yabancı kurum” olması gerekir. Bu ise doğrudan veya dolaylı olarak ayrı ayrı ya da birlikte, sermayesinin, kar payının veya oy kullanma hakkının en az yüzde 50’sine sahip olması anlamına gelmektedir. Bu oranın hesabında Türkiye’deki tam mükellef gerçek kişi ve kurumların sahip olduğu payların toplamı dikkate alınacaktır.
KURUM KAZANCININ TESPİTİNDE İNDİRİLECEK GİDERLER
a)Hisse ve tahvil senetlerinin ihraç giderleri
b)İlk tesis ve taazzuv (kuruluş ve örgütlenme) giderleri
c)Genel heyet toplantıları için yapılan giderlerle,birleşme,fesih ve giderleri
d)Sigorta ve reasürans şirketlerinde bilanço gününde hükmü devam eden sigorta sözleşmelerine ait karşılıklar Sitemizden Faydalanabilmeniz İçin ya Login Olun üye değilseniz Üye Olmanız Gerekmektedir
e)Eshamlı komandit şirketlerde komandite ortağın kar hissesi
f)Ar-Ge indirimi
g)Faizsiz olarak kredi verenlere ödenen kar payları ile özel finans kurumlarınca kar ve zarara katılma hesabı karşılığı ödenen kar payları
-Binek otomobillerine ait motorlu taşıtlar vergisi,
-Tevsik edilemeyen giderler,
-Yurt dışı inşaat,onarma,montaj,ihracat ve taşımacılık işlerinde;döviz olarak elde edilen hasılatın %0,5’ini aşan tutarda hesaplanan götürü giderler,
-Vergi Usul Kanunu hükümlerine uygun olmayan amortismanlar,
- Vergi Usul Kanunu hükümlerine uygun olmayan karşılıklar (kıdem tazminatı karşılığı,menkul kıymetler değer düşüklüğü karşılığı vb.),
-Kanunen kabul edilmeyen giderler için yüklenilen KDV,
-Değerleme hataları
-Alınan vadeli çek reeskontları,
-İstisna kazançların giderleri,
-İşle ilgili olmayan özel harcamalar,
-Mükerrer kaydedilen giderler,
-Dönemsellik ilkesine uymayan gider kayıtları,
Kanunen kabul edilmeyen giderler,enflasyon düzeltmesi yapılan dönemlerde VUK mükerrer madde 298/A-5 gereğince enflasyon düzeltmesine tabi tutulmuş tutarları ile dikkate alınacaktır.
BEYANNAME ÜZERİNDE YAPILACAK DİĞER İNDİRİMLER
1.Ticari kardan mali kara geçişte oluşan zararlar ile yurt dışı zararları
2.Bağış ve yardımlar
3.Sponsorluk harcamaları
KURUMLAR VERGİSİNDE İSTİSNA KAZANÇLAR
Kurumlar vergisinde istisna kazançlar, kanunun 5. maddesinde düzenlenmiştir. Ayrıca, GVK’nın 19. maddesinde (24.04.2003 tarihinden önce GVK’nın md. 1-6 da) yer alan yatırım indirimi istisnası ile özel kanunlarda veya kurumların kuruluş kanunlarında yer alan istisnalar da mevcuttur. Bunları; Sitemizden Faydalanabilmeniz İçin ya Login Olun üye değilseniz Üye Olmanız Gerekmektedir
1-İştirak kazançları istisnası ve yurt dışı iştirak kazançları istisnası (KVK md. 5/1-a-b)
2-Yurtdışı iştirak hisselerinin elden çıkarılmasından doğan kurum kazançları istisnası (KVK md 5/1-c)
3-Emisyon primi kazancı istisnası (KVK md 5/1-ç)
4-Yatırım fonları ve yatırım ortaklıklarının kazançlarına ilişkin istisna (KVK md 5/1-d)
5-Taşınmazlar ve iştirak hisseleri ile kurucu senetleri, intifa senetleri rüçhan hakları kazanç istisnası (KVK md 5/1-e)
6-Bankalara borçları nedeniyle kanuni takibe alınmış kurumlara tanınan istisna (KVK md 5/1-f)
7-Kurumların yurtdışında bulunan işyerleri veya daimi temsilcilikleri aracılığıyla elde ettikleri kurum kazançlarına ilişkin istisna (KVK md 5/1-g)
8-Yurtdışı inşaat, onarma, montaj işleriyle teknik hizmetlerden sağlanan kazançlara ilişkin istisna (KVK md 5/1-h) Sitemizden Faydalanabilmeniz İçin ya Login Olun üye değilseniz Üye Olmanız Gerekmektedir
9-Eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde kazanç istisnası (KVK md 5/1-ı)
10-Risturn istisnası (KVK md 5/1-i)
11-Kaldırılan yatırım indirimi ve geçiş dönemi uygulamaları
12-Vergi kanunları dışındaki kanunlarda yer alan istisna hükümleri
13-Diğer istisnalar, olarak sıralayabiliriz.
KURUMLAR VERGİSİNİN HESAPLANMASI
Bilindiği üzere 01.01.1994 tarihinden itibaren “Tek Düzen Hesap Planı” uygulamasına geçilmiştir
Hesap planına göre tespit edilen ticari kar ile vergi mevzuatına göre tespit edilen karın farklı olabileceği belirtilmiştir. Bu nedenle muhasebe usul ve esasları dikkate alınarak düzenlenecek mali tablolarda yer alacak dönem karı (ticari kar) veya zarar ile vergiye matrah olacak kar (mali kar) veya zarar bilanço ya da gelir tablosu üzerinde giderilmeyecek; vergiye tabi safi kazanç, mükellefler tarafından mali tablolar dışında hesaplanacaktır. Sitemizden Faydalanabilmeniz İçin ya Login Olun üye değilseniz Üye Olmanız Gerekmektedir
Kurumlar vergisi mükellefleri, gelir tablosunda yer alan “Dönem Karı veya Zararı”nı Ticari Bilanço Karı veya Zararı olarak Kurumlar Vergisi Beyannamesinin ilgili satırına aktarılacak ve kanunen kabul edilmeyen giderler ile kurumlar vergisinden istisna edilen kazanç ve iratları beyanname üzerinde göstereceklerdir.
KURUMLAR VERGİSİ ORANI VE GEÇİCİ VERGİ
Kurumlar vergisi kurum kazancı üzerinden yüzde 20 oranında alınır. Kurumlar vergisi mükelleflerince cari vergilendirme döneminin kurumlar vergisine mahsup edilmek üzere gelir vergisi kanununda belirtilen esaslara göre cari dönemin kurumlar vergisi oranında geçici vergi ödenecektir. Sitemizden Faydalanabilmeniz İçin ya Login Olun üye değilseniz Üye Olmanız Gerekmektedir
KURUMLAR VERGİSİ BEYANNAMESİNE EKLENECEK BİLDİRİM VE BELGELER İLE KURUMLAR VERGİSİNİN ÖDENMESİ
Ayrıntılı bilanço ve ayrıntılı gelir tablosu veya işletme hesabı özeti (Ayrıntılı bilanço ve gelir tablolarının önceki dönem sütunları da doldurulacaktır)
2007 Yılı aktif toplamı 7.949.700- YTL'yi veya net satışları toplamı 17.666.000-YTL'yi (parasal hadler 10 sıra nolu MSUGT uyarınca bir önceki yıla ilişkin parasal hadlerin yeniden değerlendirme oranında arttırılması suretiyle hesaplanmıştır) aşan mükellefler ayrıntılı bilanço ve gelir tablosu yanı sıra ek mali tabloları düzenleyecekler ve bu tablolardan 'kar dağıtım tablosunu' beyannamelerine ekleyeceklerdir.
Kurumlar vergisi beyannameleri üzerinden tahakkuk eden kurumlar vergisi, beyannamenin verildiği ayın sonuna kadar bir defada (Tek taksit) ödenecektir
E-BEYANNAME UYGULAMASI
367 Sıra Nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile (tebliğin yayım tarihi olan) 01.02.2007 tarihi itibariyle kurumlar vergisi mükellefleri için hiç bir hadle sınırlı olmaksızınkurumlar vergisi beyannamesini ve geçici vergi beyannamelerini elektronik ortamda gönderme zorunluluğu getirilmiştir.
Bu nedenle de 2007 ve müteakip yıllara ait kurumlar vergisi beyannameleri ile geçici vergi beyannamelerinin, aktif toplamı veya net satışlar toplamına bakılmaksızın elektronik ortamda (E-beyanname) gönderilmesi gerekmektedir.
Kaynakçalar:
-5520 Sayılı Kanun
-Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği (Türmob) Sirküler Rapor Sayı; Mart 2008-3
Eski kurumlar vergisi kanunu ile uygulanmış “örtülü kazanç” adlı vergi güvenlik müessesesi, yeni kurumlar vergisi kanunumuzda “transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı” adı ile genişletilmiştir. Konu hakkında, kanunun yayımlanmasından 17 ay sonra ve ilgili maddenin yürürlüğe girmesinden 11 ay sonra (1) seri no.lu transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı genel tebliği yayımlanmıştır.
Gerek kanun maddesi (5520 s.k. Md. 13) ve gerekse genel tebliğ incelendiğinde birçok detay olduğu görülmektedir. Kilit kavram “emsal bedel” olmaktadır. “Emsal bedel” kavramı sübjektiftir. Olaya, kişiye, zamana ve mekâna göre değişken bir kavramdır. Bir vergi incelemesinde olaya tam anlamıyla uyacak bir “emsal bedel” bulmak çok zordur. Emsal bedeli etkileyen birçok unsur vardır ve bunlara da genel tebliğde yer verilmiştir.
Genel tebliğde, mükelleflerin işlemin yapısına, miktarına, zamanına, yerine, müşterinin niteliğine, pazar koşullarına, genel ekonomik gidişata, …v.b. birçok değişkene göre mal veya hizmet bedelini (ilişkili kişiler için) farklı uygulayabilme olanağı bulunmaktadır. İlişkili kişiye verilen fiyat ile ilişkisiz kişilere verilen fiyat arasındaki farkı açıklayabilecek birçok etken bulunmaktadır. Bu durumda, transfer fiyatlaması için mükelleflerin yapacağı çalışmaları;“eğer ilişkili kişilere farklı fiyat uyguluyorsanız, bunun mantıklı bir izahını şimdiden yazılı-belgeli bir şekilde hazırlamak” şeklinde değerlendirebilirsiniz.
Belgeleme nasıl yapılır?
Genel tebliğin, (7) numaralı “Mükelleflerden İstenecek Belgeler” başlıklı bölümünün (7.1) numaralı “Yıllık Belgelendirme” başlıklı kısmında iki ayrı belgelendirme tipine yer verilmektedir.
Bunlardan ilki, kurumlar vergisi beyannamesinin eki olan (e-beyanname ortamında gerekli güncelleme yapılmıştır) “Transfer Fiyatlandırması, Kontrol Edilen Yabancı Kurum ve Örtülü Sermayeye İlişkin Form”dur. Bu form, detaylı bir raporlama değil, ilişkili kişi bazında yıl boyunca yapılan alım ve satımların, işlem türüne göre icmal bir şekilde ve ayrıca yine icmal bir şekilde ama emsal bedel tespit yöntemlerine göre (karşılaştırılabilir fiyat yöntemi, maliyet artı yöntemi, yeniden satış fiyatı yöntemi, kâr bölüşüm yöntemi, işleme dayalı net kâr marjı yöntemi ve mükellefçe belirlenen yöntem) raporlandığı bir belgedir.
Genel tebliğin ilgili kısmında geçen bir diğer belgelendirme şartı ise; “yıllık transfer fiyatlandırması raporu”dur. Bu raporu, büyük mükellefler vergi dairesi başkanlığı’na kayıtlı mükellefler hem yurt içi ve hem de yurt dışı ilişkili kişileri ile olan işlemleri için hazırlayacak, diğer vergi dairelerine kayıtlı kurumlar vergisi mükellefleri ise sadece yurt dışındaki ilişkili kişileri ile olan işlemleri için hazırlayacaktır.
Belgelendirme olayı “yıllık belgelendirme” ve “işlem bazında belgelendirme” olarak ikiye ayrılmalıdır. Yıllık belgelendirme; daha çok işletmenin ilişkili kişileri ile olan işlemlerinde uyguladığı fiyatların emsale uygun olduğunu açıklamak amacıyla hazırladığı genel bir çerçeve belgedir. Bu raporda, işletme hakkında ve ilişkili kişiler hakkında bilgilere yer verilecek, ilişkili kişiler ile olan işleve bilgiler genel tebliğin (7.1) numaralı kısmında maddeler halinde detaylı olarak açıklanmıştır. Bu maddelere aşağıda da yer vermekteyiz:
- Mükellefin faaliyetlerinin tanımı, organizasyon yapısı (merkez, şube) ve ortakları, sermaye yapısı, içinde bulunduğu sektör, ekonomik ve hukuki geçmişi hakkında özet bilgiler, ilişkili kişilerin tanımı (vergi kimlik numaraları, adresleri, telefon numaraları vb.) ve bu kişiler arasındaki mülkiyet ilişkilerine ilişkin bilgiler
- Üstlenilen işlevleri, sahip olunan riskleri ve kullanılan varlıkları içeren tüm bilgiler,
- İşlem konusu yıla ilişkin ürün fiyat listeleri,
- İşlem konusu yıla ilişkin üretim maliyetleri,
- İşlem konusu yıl içinde ilişkili ve ilişkisiz kişilerle yapılan işlemlerin miktarı ile fatura, dekont ve benzeri belgeler,
- İşlem konusu yıl içinde ilişkili kişilerle yapılan tüm sözleşme örnekleri,
- İlişkili kişilere ait özet mali tablolar,
- İlişkili kişiler arasındaki işlemlere uygulanan şirket içi fiyatlandırma politikası,
- İlişkili kişiler tarafından farklı muhasebe standartları ve yöntemleri kullanılıyor ise bunlara ilişkin bilgi,
- Gayri maddi varlıkların mülkiyetine ve alınan veya ödenen gayri maddi hak bedellerine ilişkin bilgi,
- Kullanılan transfer fiyatlandırması yönteminin seçilme nedeni ve uygulanmasına ilişkin bilgi ve belgeler (iç ve/veya dış emsaller, karşılaştırılabilirlik analizi),
- Emsallere uygun fiyat ya da kâr marjının saptanmasında kullanılan hesaplamalar ve yapılan varsayımlara ilişkin ayrıntılı bilgiler,
- Belli bir emsal fiyat aralığı tespit edilmişse, bu aralığın tespitinde kullanılan yöntem,
- Emsal fiyatın tespit edilmesi için gerekli diğer belgeler.
İdare gerekli gördüğü takdirde mükelleften ilave bilgi ve belge talebinde bulunabilir. İlgili bilgi ve belgelerin yabancı dilde yazılmış olmaları halinde, bunların Türkçe çevirilerinin de ibraz edilmesi zorunludur. (Yabancı dildeki belgeler için “istenmesi halinde” değil, Türkçe’ye tercümenin yapılmasının zorunlu olduğu açıklanmaktadır.)
Yıllık belgelendirmede istenen her açıklama, aslında işlem bazında ilişkili kişilerle olan her türlü işlemde istenebilecektir. Örneğin; büyük mükellefler vergi dairesi başkanlığına kayıtlı olmayan bir mükellef, yurt içindeki ilişkili kişileri olan işlemleri içinde aslında en az bu detayda çalışmalar yapmakla mükelleftir.
Mükellef ilişkili kişilerle olan işlemlerinin emsaline uygun olduğunu, örtülü kazanç dağıtımı/aktarımı yapılmadığını belgeleriyle, detaylı hesaplamaları ile ortaya koyacaktır. Vergi inceleme elemanları eğer bu belgeleri, hesaplamaları, kayıtları, dosyaları inceledikten sonra, emsal bedelin uygun olmadığına kanaat getirirlerse bu durumda aksini ispat etmek vergi inceleme elemanlarının yükümlülüğüdür. Yıllık raporlama yapmak zorunda olmamak, yukarıda yer verilen detaylı hesaplamaları, belgelemeleri yapmamak anlamına gelmemektedir. En azından satışa konu edilen malların ve hizmetlerin maliyetleri detaylı bir şekilde muhasebe sistemi içinde raporlanabilmeli ve yıllık olarak ürün fiyat listeleri oluşturulmalıdır. Ürün fiyat listelerinde yer alan fiyatların nasıl hesaplandığının tespiti ise en önemli noktadır. İlişkili kişilere bu fiyatlardan daha düşük veya daha yüksek bir fiyat ile satış yapılırsa bunun nedenleri işlem bazında ilgili evrakın ekinde yer almalıdır. Transfer fiyatlaması hükümleri işletmede sadece muhasebe bölümünü değil, planlama, bütçe, yönetim, satış, pazarlama..v.d. diğer ilgili tüm bölümleri ilgilendirmektedir. Konu fiyat belirlemesi aşamasında kilitlenmektedir: Satılan mal ve hizmetlerin fiyatları ise muhasebe tarafından değil, satış-pazarlama, yönetim bölümleri tarafından belirlenmektedir. İşletmenin ilgili birimleri, ilişkili kişilere daha düşük veya daha yüksek fiyat ile mal veya hizmet sattıkları takdirde (veya ilişkili kişilerden mal veya hizmet alındığı zaman) bununla ilgili açıklayıcı bilgi ve belgeleri muhasebe bölümüne ulaştırmakla yükümlü olmalıdırlar.
Basiretli bir tüccar, aldığı ve sattığı malın veya hizmetin maliyetini, satış fiyatını, kâr marjını, uyguladığı fiyatların sebeplerini…v.b. diğer bir çok hususu zaten detaylı olarak bilmektedir. Bu bilgilerin birçoğu elbette “ticari sır” kapsamına da girmektedir. Bu noktada yapılması gereken; muhasebe birimi ile diğer birimlerin ve yönetimin koordineli bir şekilde çalışması ve istenen bilgilerin yazıya dökülmesidir. Mükelleften istenen; ilişkili kişiye menfaat sağlamadığını, incelemeyi yapan kişiyi ikna edecek şekilde belgelemesidir.
İlişkili firmalar arası faturalaşmalarda (masraf yansıtma, komisyon..v.b.), fatura ekinde açıklayıcı belge ve bilgiler eklenmelidir ki mükellefin daha işlem yapılırken, belge düzenlenirken gerekli ispatlayıcı belge ve hesaplamaları hazırlaması ve işlem ekine koyması sağlanmış olmalıdır.
Yurt dışından bilgi almada zorluklar yaşanabilir. Özellikle yabancı sermayeli şirketlerde, yurt dışındaki ortak veya ilişkili kişilerden gelen faturalara yönelik olarak detaylı bilgi almakta zorlanılmaktadır. Yabancı sermayeli şirketler bir şekilde elde edilen kazancı en az vergi ödeyerek kendi ülkelerine veya başka bir yere çekmek istemektedirler. Bunun için de işletmeye yurt dışından çeşitli adlar altında faturalar gelebilmektedir.
Transfer fiyatlamasının belki de en önemli hedefi uluslar arası sermayeyi takip etmek, yabancı sermayenin Türkiye’de oluşan kazancı haksız yere yurt dışına çıkarmasını önlemektir. (1) seri no.lu transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı genel tebliğinin (10) numaralı bölümü “Gayrimaddi Haklar” başlığını, (11) numaralı bölümü ise “Grup İçi Hizmetler” başlığı taşımaktadır. Vergi incelemelerinde bu başlık altına giren işlemler daha detaylı incelenebilecektir. Yurt dışında ilişkili kişisi olan tüm firmalar “yıllık transfer fiyatlandırması” raporu hazırlamak zorundadır.
Gerek transfer fiyatlandırması konusundaki düzenlemeler, gerekse son zamanlarda diğer vergi ve muhasebe alanında yapılan düzenlemeleri topluca dikkate alacak olursak; işletmelerdeki muhasebe bilgi sistemi çok sağlam ve detaylı bir şekilde kurulmalıdır. Yapılan işlemlerde ve bu işlemlere ait kayıtlarda, sorulduğundan açıklamak, bilgi ve belge vermek değil, sorulmadan, daha işlemin yapılması ve kayıtlanması aşamasından ispat edici gerekli bilgi ve belgelerin hazırlanması mantığı kabul edilmelidir.
Şirketlerde bir an önce ilişkili kişiler tespit edilmeli, bu kişilerle yapılan işlemlere ait tüm faturalar ve kayıtlar elden geçirilmeli, kurumlar vergisi beyannamesi eki form şimdiden hazırlanmalı, ilişkili kişilere uygulanan fiyatlarda diğer ilişkisiz kişilere uygulanan fiyatlardan bir farklılık varsa sebepleri yazıya dökülmeli ve ilgili evrak ekine konmalıdır.
Cezalar:
(1) seri no.lu transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı genel tebliğinin (8) numaralı “Cezalar” başlıklı bölümünde aşağıdaki açıklamalara yer verilmektedir:
“Teşebbüs sahibi ve kurumların, ilişkili kişilerle emsallere uygunluk ilkesine aykırı olarak tespit ettikleri bedel veya fiyat üzerinden mal veya hizmet alım ya da satımında bulunarak tamamen veya kısmen transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı yapmaları durumunda Vergi Usul Kanunu'nun cezalara ilişkin hükümleri uygulanacaktır.
Bu Tebliğ ile İdare'ye ibraz etme zorunluluğu getirilen bilgi ve belgeleri Tebliğde belirlenen sürelerde vermeyenler hakkında da Vergi Usul Kanunu'nun cezalara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı tabiidir.”
VUK’nun 352’inci maddesinde (II). derece usulsüzlüklerden sayılan; “Vergi beyannameleri, bildirimler, evrak ve vesikaların kanunen belli şekil ve muhteviyatı ve ekleri ile bunlarla ilgili olarak yapılan diğer düzenlemelere ilişkin hükümlere uyulmamış olması” ve “Hesap veya muamelelerin doğruluk veya açıklığını bozmamak şartıyla bazı evrak ve vesikaların bulunmaması veya ibraz edilmemesi” düzenlemeleri, mükelleflerin transfer fiyatlamasında ilişkin “belgeleme ve raporlama” yükümlülüklerini yerine getirmemeleri sebebiyle uygulanacaktır. (01/01/2008’den itibaren sermaye şirketlerinde 46,00 YTL)
Ayrıca, yine VUK’nun 352’inci maddesinde (I). derece usulsüzlüklerden sayılan, “Defter kayıtlarının ve bunlarla ilgili vesikaların doğru bir vergi incelemesi yapılmasına imkan vermeyecek derecede noksan, usulsüz veya karışık olması” düzenlemesi de, transfer fiyatlaması konusundaki genel tebliğ ile getirilen yükümlülüklere “tam olarak uyulmaması” halinde uygulanabilecektir. (01/01/2008’den itibaren sermaye şirketlerinde 80,00 YTL)
Aynı şekilde, ilişkili kişilere transfer fiyatlaması yoluyla örtülü olarak aktarılan ve şirketin vergiye tabi kazancını azaltan tespitler içinde, VUK’nun 341’inci maddesinde; “..mükellefin veya sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden verginin zamanında tahakkuk ettirilememesini veya eksik tahakkuk ettirilmesini ifade eder” şeklinde tanımlanan “Vergi Ziyaı” gerçekleşmiş olacağından (mükellefin vergilendirme ile ilgili ödevlerinden birisi de artık, ilişkili kişiye emsaline uygun bedel/fiyat üzerinden mal veya hizmet satmak veya emsaline uygun bedel üzerinden mal veya hizmet almaktır), aynı kanunun 344’üncü maddesinde; “341’inci maddede yazılı hallerde vergi ziyaına sebebiyet verildiği takdirde, mükellef veya sorumlu hakkında ziya uğratılan verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesilir” şeklinde açıklanan “Vergi Ziyaı Cezası” da uygulanacaktır.
Ayrıca, VUK’nun mükerrer 355’inci maddesi uyarınca, VUK’nun 148 ve 256. maddelerine göre defter, kayıt ve belgelerini ya da vergi inceleme memurunun isteyeceği bilgileri ibraz etmeyenlere “Özel Usulsüzlük Cezası” uygulanacağı hükme bağlanmıştır. (01/01/2008’den itibaren 1.490,00 YTL)
Tabii ki yaptırımlardan birisi ve en önemlisi de, 5520 s.k.’nun 13. maddesinde açıklanan “düzeltme işlemleri”dir. Yani örtülü olarak aktarılan kazancın kâr payı olarak kabul edilmesi ve vergi tevkifatına tabi tutulmasıdır.